Almanca-İngilizce sözlük "fernbleiben"

"fernbleiben" İngilizce çeviri

fernbleiben
intransitives Verb | intransitive verb v/i <irregulär, unregelmäßig | irregularirr,trennbar | separable trennb; -ge-; sein>

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • stay away, absent oneself (Dativ | dative (case)datoder | or od von from)
    fernbleiben
    fernbleiben
Örnekler
fernbleiben
Neutrum | neuter n <Fernbleibens>

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • absence (von from)
    fernbleiben Abwesenheit
    fernbleiben Abwesenheit
Örnekler
  • jemandes Fernbleiben entschuldigen
    to excuse sb’s absence
    jemandes Fernbleiben entschuldigen
  • Fernbleiben vom Dienst Militär, militärisch | military termMIL
    absence from duty
    Fernbleiben vom Dienst Militär, militärisch | military termMIL
  • absenteeism
    fernbleiben von der Arbeit
    fernbleiben von der Arbeit
Tom assumed Mary wouldn't be at the party.
Tom nahm an, dass Maria der Feier fernbleiben würde.
Kaynak: Tatoeba
Journalists of this sort can stay well away.
Diese Journalisten können von hier fernbleiben.
Kaynak: Europarl
Thus, sometimes, young people are forced to remain off the sports field.
Das zwingt die jungen Menschen unter Umständen, den Sporteinrichtungen fernzubleiben.
Kaynak: Europarl
It is free to be here; it has obviously made a decision not to be here.
Es steht ihm frei, hierher zu kommen; er hat offenbar entschieden, der Sitzung fernzubleiben.
Kaynak: Europarl
You can't just not show up.
Du kannst nicht einfach fernbleiben.
Kaynak: Tatoeba
We have to make their lives difficult in our ports so that they stop coming.
Wir müssen ihnen das Leben in unseren Häfen schwer machen, damit sie fernbleiben.
Kaynak: Europarl
Kaynak

"Fernbleiben" İngilizce çeviri

Fernbleiben
Neutrum | neuter n

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • absence (von from)
    Fernbleiben
    Fernbleiben
  • non-attendance
    Fernbleiben (≈ Nichtteilnahme)
    Fernbleiben (≈ Nichtteilnahme)
Deliberation is more constructive than absence.
Verhandlungen sind konstruktiver als ein Fernbleiben.
Kaynak: Europarl
In the urban slums, the girls tend to stay away.
In den städtischen Slums neigten die Mädchen zum Fernbleiben.
Kaynak: TED
I regret the withdrawal of the American delegation.
Ich bedauere das Fernbleiben der amerikanischen Delegation.
Kaynak: Europarl
Kaynak

Fikrinizi bizimle paylaşın!

Ücretsiz Çevrimiçi Langenscheidt Sözlüğü beğendiniz mi?

Değerlendirmeniz için çok teşekkürler!

Çevrimiçi sözlüklerimizle ilgili geribildirimleriniz mi var?

Bir çeviri mi eksik, dikkatinizi bir hata mı çekti ya da sadece bizi takdir etmek mi istiyorsunuz? Lütfen geribildirim formunu doldurun. E-posta adresinizi belirtmek tercihinize bağlıdır ve veri korumamıza göre sadece talebinizin yanıtlanmasına yarar.

Onay işareti koyarak robot olmadığınızı doğrulayın.*

*Zorunlu alan

Lütfen işaretli alanları doldurun.

Geribildiriminiz için çok teşekkürler!