Almanca-İngilizce sözlük "Parallele"

"Parallele" İngilizce çeviri

Parallele
Femininum | feminine f <Parallele; Parallelen>

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • parallel (line)
    Parallele Mathematik Mathematik | mathematics mathematicsMATH
    Parallele Mathematik Mathematik | mathematics mathematicsMATH
Örnekler
  • parallel
    Parallele figurativ, in übertragenem Sinn | figurative(ly)fig
    Parallele figurativ, in übertragenem Sinn | figurative(ly)fig
Örnekler
  • eine Parallele bilden
    to form a parallel (case)
    eine Parallele bilden
  • eine Parallele ziehen (zu, zwischenDativ | dative (case) dat)
    to draw (oder | orod establish) a comparison (oder | orod parallel) (with, between)
    eine Parallele ziehen (zu, zwischenDativ | dative (case) dat)
  • parallel
    Parallele Militär, militärisch | military termMIL
    trenchwork
    Parallele Militär, militärisch | military termMIL
    Parallele Militär, militärisch | military termMIL
Örnekler
  • consecutives
    Parallele Musik | musical termMUS <Plural | pluralpl>
    consecutive intervals
    Parallele Musik | musical termMUS <Plural | pluralpl>
    auch | alsoa. parallels amerikanisches Englisch | American EnglishUS
    Parallele Musik | musical termMUS <Plural | pluralpl>
    Parallele Musik | musical termMUS <Plural | pluralpl>
  • sliders
    Parallele Orgelbau <Plural | pluralpl>
    Parallele Orgelbau <Plural | pluralpl>
eine Parallele ziehen
to draw a parallel
eine Parallele ziehen
And that's the story with climate-change heating.
Und hier sieht man eine Parallele zur durch den Klimawandel bedingten Erderwärmung.
Kaynak: TED
This is an astonishing parallel to the case of the EU' s Balkans Co-ordinator, Bodo Hombach.
Dies ist eine erstaunliche Parallele zu dem EU-Balkan-Koordinator Bodo Hombach.
Kaynak: Europarl
I see a parallel here with another issue which is topical at the moment: the right to health care.
Ich möchte eine Parallele zu etwas sehr Aktuellem aufzeigen.
Kaynak: Europarl
There is an analogy between the two.
Ich sehe da eine Parallele zwischen beiden Problemen.
Kaynak: Europarl
That, in fact, is where the parallels between the financial crisis and climate change cease.
Da hört die Parallele von Finanzkrise und Klimawandel nämlich auf.
Kaynak: Europarl
But I also see a parallel in the EU's response to both Burma and Zimbabwe.
Ich sehe aber auch eine Parallele in den Reaktionen der EU auf Birma wie auf Simbabwe.
Kaynak: Europarl
There is an exact parallel with the situation regarding the Committee of the Regions.
Hier haben wir eine genaue Parallele zur Situation beim Ausschuss der Regionen.
Kaynak: Europarl
Finally, a parallel: we in Ireland have introduced a ban on smoking in the workplace.
Abschließend eine Parallele: In Irland haben wir ein Rauchverbot am Arbeitsplatz eingeführt.
Kaynak: Europarl
There is another interesting parallel with the New Deal.
Es gibt eine andere interessante Parallele mit dem New Deal.
Kaynak: News-Commentary
Kaynak

Fikrinizi bizimle paylaşın!

Ücretsiz Çevrimiçi Langenscheidt Sözlüğü beğendiniz mi?

Değerlendirmeniz için çok teşekkürler!

Çevrimiçi sözlüklerimizle ilgili geribildirimleriniz mi var?

Bir çeviri mi eksik, dikkatinizi bir hata mı çekti ya da sadece bizi takdir etmek mi istiyorsunuz? Lütfen geribildirim formunu doldurun. E-posta adresinizi belirtmek tercihinize bağlıdır ve veri korumamıza göre sadece talebinizin yanıtlanmasına yarar.

Onay işareti koyarak robot olmadığınızı doğrulayın.*

*Zorunlu alan

Lütfen işaretli alanları doldurun.

Geribildiriminiz için çok teşekkürler!