İngilizce-Almanca sözlük "disciple"

"disciple" Almanca çeviri

disciple
[diˈsaipl]noun | Substantiv s

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • Jüngermasculine | Maskulinum m
    disciple bible, biblical bible, biblical | Bibel, biblisch Bibel, biblischBIBEL
    disciple bible, biblical bible, biblical | Bibel, biblisch Bibel, biblischBIBEL
  • Apostelmasculine | Maskulinum m
    disciple apostle
    disciple apostle
  • Schüler(in), Anhänger(in), Jünger(in), Gefolgsmannmasculine | Maskulinum m
    disciple pupil, devotee
    disciple pupil, devotee
  • disciple syn → bkz „follower
    disciple syn → bkz „follower
  • disciple syn → bkz „scholar
    disciple syn → bkz „scholar
disciple
[diˈsaipl]transitive verb | transitives Verb v/t

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • bekehren, zu seinem Jüngeror | oder od Anhänger machen
    disciple rare | seltenselten (convert into follower)
    disciple rare | seltenselten (convert into follower)
  • lehren, ausbilden
    disciple teach obsolete | obsolet, begrifflich veraltetobs
    disciple teach obsolete | obsolet, begrifflich veraltetobs
beloved disciple
Lieblingsjünger (Johannes)
beloved disciple
Einer der Apostel Jesu hieß Paulus.
One of Jesus' disciples was named Paul.
Kaynak: Tatoeba
Und seine Anhänger setzten ihr Vertrauen in ihn.
And his disciples put their faith in him.
Kaynak: Tatoeba
Kein Zweifel: Die Jünger stehen bereit und in der Kirche ist alles organisiert.
No doubt you have the disciples ready and the church organized.
Kaynak: Europarl
Ohne Zweifel kennst du die Namen aller zwölf Jünger.
Now, no doubt you know the names of all the twelve disciples.
Kaynak: Books
Jemand hat einmal gesagt, Frau Merkel sei eine Schülerin von Adenauer und Kohl.
Someone said that Mrs Merkel was a disciple of Adenauer and Kohl.
Kaynak: Europarl
Am nächsten Tag war Johannes wieder da mit zwei seiner Schüler.
The next day John was there again with two of his disciples.
Kaynak: Tatoeba
Allerdings ist Putin nicht zum Jünger von Milton Friedman oder Margaret Thatcher geworden.
But Putin has not become a disciple of Milton Friedman or Margaret Thatcher.
Kaynak: News-Commentary
Ihm geht es wie jenen Zeitgenossen, die alles durch die rosarote Brille sehen.
Disciples of the other good doctor- Doctor Coué- have been saying the same thing.
Kaynak: Europarl
Kaynak

Fikrinizi bizimle paylaşın!

Ücretsiz Çevrimiçi Langenscheidt Sözlüğü beğendiniz mi?

Değerlendirmeniz için çok teşekkürler!

Çevrimiçi sözlüklerimizle ilgili geribildirimleriniz mi var?

Bir çeviri mi eksik, dikkatinizi bir hata mı çekti ya da sadece bizi takdir etmek mi istiyorsunuz? Lütfen geribildirim formunu doldurun. E-posta adresinizi belirtmek tercihinize bağlıdır ve veri korumamıza göre sadece talebinizin yanıtlanmasına yarar.

Onay işareti koyarak robot olmadığınızı doğrulayın.*

*Zorunlu alan

Lütfen işaretli alanları doldurun.

Geribildiriminiz için çok teşekkürler!