İngilizce-Almanca sözlük "inner"

"inner" Almanca çeviri


Örnekler
  • inner(er, e, es), vertraut, enger(er, e, es)
    inner familiar
    inner familiar
Örnekler
Örnekler
  • in der Mitte liegend, Mittel…
    inner musical term | MusikMUS
    inner musical term | MusikMUS
Örnekler
  • intramolekular, innerhalb eines Moleküls
    inner chemistry | ChemieCHEM within a molecule
    inner chemistry | ChemieCHEM within a molecule
inner
[ˈinə(r)]noun | Substantiv s

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • Innere
    inner rare | seltenselten (das)
    inner rare | seltenselten (das)
  • (Schussmasculine | Maskulinum m in) die dem Zentrum nächsten Ringeplural | Plural pl (einer Schießscheibe)
    inner on target
    inner on target
the inner me
das innere Ich
the inner me
inner jib
inner port
Ich denke wirklich, dass es da so etwas wie eine innere Sehnsucht gibt.
I really think that's there's this inner desire.
Kaynak: TED
http: //www. ted. com/ talks/ lang/ de/ eve_ensler_embrace_your_inner_girl. html
http: // www. ted. com/ talks/ eve_ ensler_ embrace_ your_ inner_ girl. html
Kaynak: TED
Eve Ensler: Umarme das Mädchen in dir
Eve Ensler: Embrace your inner girl
Kaynak: TED
So hat dieses Projekt ein richtiges organisches Eigenleben entwickelt.
So this project really has taken on this inner organic life of its own.
Kaynak: TED
Deshalb lehnen wir Mautgebühren für die Einfahrt in die Innenstädte strikt ab!
That is why we emphatically reject charges for entering the inner cities!
Kaynak: Europarl
Seine Begegnung mit ihr bereichert sein Seelenleben.
His encounter with her is enriching his inner life.
Kaynak: Tatoeba
Wir haben alle eine innere Erzählung, die unsere eigene innere Geschichte ist.
We all have an internal narrative that's our own inner story.
Kaynak: TED
Einerseits reden wir immer davon, daß wir unsere Innenstädte beleben müssen.
On the one hand, we keep saying that we must revive our inner cities.
Kaynak: Europarl
Die Aussprache über die Sicherheit in Städten wurde vertagt, was zu bedauern ist.
The debate on inner city violence has been postponed, which is a shame.
Kaynak: Europarl
Es gibt Gebiete in den Innenstädten, wo faktisch die Gesetzgebungshoheit der Scharia gilt.
There are inner city areas where the de facto writ of Sharia law runs.
Kaynak: Europarl
Ich möchte daher die Forschung zur innerstädtischen Feindistribution gefördert sehen.
I should therefore like to see more support for research into inner-city retail logistics.
Kaynak: Europarl
Kaynak

Fikrinizi bizimle paylaşın!

Ücretsiz Çevrimiçi Langenscheidt Sözlüğü beğendiniz mi?

Değerlendirmeniz için çok teşekkürler!

Çevrimiçi sözlüklerimizle ilgili geribildirimleriniz mi var?

Bir çeviri mi eksik, dikkatinizi bir hata mı çekti ya da sadece bizi takdir etmek mi istiyorsunuz? Lütfen geribildirim formunu doldurun. E-posta adresinizi belirtmek tercihinize bağlıdır ve veri korumamıza göre sadece talebinizin yanıtlanmasına yarar.

Onay işareti koyarak robot olmadığınızı doğrulayın.*

*Zorunlu alan

Lütfen işaretli alanları doldurun.

Geribildiriminiz için çok teşekkürler!