İngilizce-Almanca sözlük "suicide"

"suicide" Almanca çeviri

suicide
[ˈsjuːisaid; -əsaid; ˈsuː-]noun | Substantiv s

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • Selbstmordmasculine | Maskulinum m
    suicide
    Freitodmasculine | Maskulinum m
    suicide
    suicide
Örnekler
  • Selbstmörder(in)
    suicide person
    suicide person
  • Selbstmordmasculine | Maskulinum m
    suicide figurative(ly) | figurativ, in übertragenem Sinnfig
    Ruinmasculine | Maskulinum m
    suicide figurative(ly) | figurativ, in übertragenem Sinnfig
    suicide figurative(ly) | figurativ, in übertragenem Sinnfig
Örnekler
suicide
[ˈsjuːisaid; -əsaid; ˈsuː-]intransitive verb | intransitives Verb v/i familiar, informal | umgangssprachlichumg

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

suicide
[ˈsjuːisaid; -əsaid; ˈsuː-]transitive verb | transitives Verb v/t

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

he came near to committing suicide
er waror | oder od stand kurz vor dem Selbstmord
he came near to committing suicide
a fake suicide attempt
ein vorgetäuschter Selbstmordversuch
a fake suicide attempt
Ich verurteile die Politik der Regierung von Ariel Scharon ebenso wie die Selbstmordattentate.
I condemn the policy of the Sharon Government as well as the suicide attacks.
Kaynak: Europarl
Mohammed wundert sich, wie der Attentäter unbemerkt bleiben konnte
Mohammed wondered how the suicide bomber went unnoticed:
Kaynak: GlobalVoices
Zu den Ursachen zählen Selbstmorde, Drogenkonsum und Alkoholismus.
Among the causes were suicide, drugs, and alcoholism.
Kaynak: News-Commentary
Derartige Erpressungen funktionieren vielleicht bei Selbstmordattentätern.
Such blackmail might work for a suicide bomber.
Kaynak: News-Commentary
Der Syntagma-Selbstmord hätte nie passieren dürfen#greece
The syntagma suicide should never have happened# greece
Kaynak: GlobalVoices
Ich frage mich ernsthaft, was das mit dem Stoppen von Selbstmordanschlägen zu tun haben soll?
I wonder what on earth this has to do with stopping suicide bombing?
Kaynak: Europarl
Noch immer gibt es merkwürdige Selbstmorde von Personen, die in Polizeigewahrsam waren.
There are still strange cases of people committing suicide while in police custody.
Kaynak: Europarl
Religiöse und rechte Gruppen bezeichneten diese Selbstmordattacken als Reaktion auf Dronenangriffe.
Religious and right wing parties called these suicide attacks a reaction to drone attacks.
Kaynak: GlobalVoices
Sie nahm ihn auf, nachdem sein Vater Selbstmord beging und er ganz allein war.
She took him in after his father committed suicide and he was abandoned.
Kaynak: News-Commentary
Kaynak

Fikrinizi bizimle paylaşın!

Ücretsiz Çevrimiçi Langenscheidt Sözlüğü beğendiniz mi?

Değerlendirmeniz için çok teşekkürler!

Çevrimiçi sözlüklerimizle ilgili geribildirimleriniz mi var?

Bir çeviri mi eksik, dikkatinizi bir hata mı çekti ya da sadece bizi takdir etmek mi istiyorsunuz? Lütfen geribildirim formunu doldurun. E-posta adresinizi belirtmek tercihinize bağlıdır ve veri korumamıza göre sadece talebinizin yanıtlanmasına yarar.

Onay işareti koyarak robot olmadığınızı doğrulayın.*

*Zorunlu alan

Lütfen işaretli alanları doldurun.

Geribildiriminiz için çok teşekkürler!