Almanca-İngilizce sözlük "tasten"

"tasten" İngilizce çeviri

tasten
[ˈtastən]intransitives Verb | intransitive verb v/i <h>

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • feel, grope (nach for)
    tasten fühlen
    tasten fühlen
Örnekler
  • grope (nach for)
    tasten suchen figurativ, in übertragenem Sinn | figurative(ly)fig
    tasten suchen figurativ, in übertragenem Sinn | figurative(ly)fig
Örnekler
tasten
[ˈtastən]reflexives Verb | reflexive verb v/r

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

Örnekler
  • sich tasten
    feel (oder | orod grope) one’s way
    sich tasten
  • wir tasteten uns durch den dunklen Gang
    we groped our way through the dark passage
    wir tasteten uns durch den dunklen Gang
  • er tastete sich zum Ausgang
    he groped his way to the exit
    er tastete sich zum Ausgang
  • Örnekleri gizleÖrnekleri göster
tasten
[ˈtastən]transitives Verb | transitive verb v/t

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • feel
    tasten tastend wahrnehmen
    touch
    tasten tastend wahrnehmen
    tasten tastend wahrnehmen
  • touch
    tasten Medizin | medicineMED
    palpate
    tasten Medizin | medicineMED
    tasten Medizin | medicineMED
  • key
    tasten Telefon, Nachrichtentechnik, Telekommunikation Telefon, Nachrichtentechnik, Telekommunikation | telecommunications telecommunicationsTEL Funkspruch etc
    tasten Telefon, Nachrichtentechnik, Telekommunikation Telefon, Nachrichtentechnik, Telekommunikation | telecommunications telecommunicationsTEL Funkspruch etc
tasten
Neutrum | neuter n <Tastens>

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

  • palpation
    tasten Medizin | medicineMED
    tasten Medizin | medicineMED
Tom doesn't know which button to push.
Tom weiß nicht, welche Taste zu drücken ist.
Kaynak: Tatoeba
I felt after the switch in the dark.
Ich tastete in der Dunkelheit mit den Fingern nach dem Lichtschalter.
Kaynak: Tatoeba
You have only to push the button to get a ticket.
Man muss nur die Taste drücken, um eine Karte zu bekommen.
Kaynak: Tatoeba
Takeo felt in his pocket for the ticket.
Takeo tastete in seiner Hosentasche nach der Fahrkarte.
Kaynak: Tatoeba
Takeo felt in his pocket for the ticket.
Takeo tastete nach der Eintrittskarte in seiner Hosentasche.
Kaynak: Tatoeba
Did you push the button?
Hast du die Taste gedrückt?
Kaynak: Tatoeba
The children groped their way back to the spring.
Die Kinder tasteten zur Quelle zurück.
Kaynak: Books
Missed, ' he muttered, feeling with his hand for the revolver.
Schlecht getroffen! sagte er vor sich hin und tastete mit der Hand nach dem Revolver.
Kaynak: Books
I pressed the button that I wanted to press and the blue light appeared.
Ich habe die Taste gedrückt, die ich drücken wollte, und das blaue Licht erschien.
Kaynak: Europarl
I percussed. I palpated. I listened to the chest.
Ich klopfte ab, ich tastete ab, ich hörte den Brustkorb ab.
Kaynak: TED
He felt for his matches and found them in his back pocket.
Er tastete nach seinen Streichhölzern und fand sie in seiner Gesäßtasche.
Kaynak: Tatoeba
That puts a question mark against the credibility of this House.
Dies tastet die Glaubwürdigkeit dieses Hauses an.
Kaynak: Europarl
Kaynak

Fikrinizi bizimle paylaşın!

Ücretsiz Çevrimiçi Langenscheidt Sözlüğü beğendiniz mi?

Değerlendirmeniz için çok teşekkürler!

Çevrimiçi sözlüklerimizle ilgili geribildirimleriniz mi var?

Bir çeviri mi eksik, dikkatinizi bir hata mı çekti ya da sadece bizi takdir etmek mi istiyorsunuz? Lütfen geribildirim formunu doldurun. E-posta adresinizi belirtmek tercihinize bağlıdır ve veri korumamıza göre sadece talebinizin yanıtlanmasına yarar.

Onay işareti koyarak robot olmadığınızı doğrulayın.*

*Zorunlu alan

Lütfen işaretli alanları doldurun.

Geribildiriminiz için çok teşekkürler!