Almanca-İngilizce sözlük "bewohnen"

"bewohnen" İngilizce çeviri

bewohnen
transitives Verb | transitive verb v/t <kein ge-; h>

Tüm çevirilere genel bakış

(Daha fazla ayrıntı için çeviriye tıklayın/dokunun)

Örnekler
She lives in a tiny room that she shares with another student.
Sie bewohnt ein winziges Zimmer, das sie mit einem anderen Studenten teilt.
Kaynak: Tatoeba
The island was inhabited by a fishing people.
Die Insel war von Fischern bewohnt.
Kaynak: Tatoeba
It runs through a populated area from East Helena to Lake Helena.
Er läuft durch eine bewohnte Gegend zwischen East Helena und dem Lake Helena.
Kaynak: TED
After all we inhabit the same continent.
Schließlich bewohnen wir alle denselben Kontinent.
Kaynak: Europarl
Of the world s ten most densely populated cities, ’ seven are in India.
Von den zehn am dichtesten bewohnten Städten der Welt liegen sieben in Indien.
Kaynak: News-Commentary
Madam President, the area occupied by the Albanians is Europe ’ s most forgotten area.
Das von den Albanern bewohnte Gebiet ist Europas meist vergessene Region.
Kaynak: Europarl
I refer to a humanitarian disaster in the areas occupied by Serb refugees.
Ich meine damit eine humanitäre Katastrophe in den von serbischen Flüchtlingen bewohnten Gebieten.
Kaynak: Europarl
Kaynak

Fikrinizi bizimle paylaşın!

Ücretsiz Çevrimiçi Langenscheidt Sözlüğü beğendiniz mi?

Değerlendirmeniz için çok teşekkürler!

Çevrimiçi sözlüklerimizle ilgili geribildirimleriniz mi var?

Bir çeviri mi eksik, dikkatinizi bir hata mı çekti ya da sadece bizi takdir etmek mi istiyorsunuz? Lütfen geribildirim formunu doldurun. E-posta adresinizi belirtmek tercihinize bağlıdır ve veri korumamıza göre sadece talebinizin yanıtlanmasına yarar.

Onay işareti koyarak robot olmadığınızı doğrulayın.*

*Zorunlu alan

Lütfen işaretli alanları doldurun.

Geribildiriminiz için çok teşekkürler!